Hümanizm Akımı Nedir
Hümanizm Akımı Nedir

Hümanizm Nedir ? Neden Önemlidir ?

Hümanizm nedir ? Bir felsefe ve hayat duruşudur. Hümanistler insanların hayatlarını daha iyiye götürmelerinden sorumlu olmaları gerektiğini ileri sürerler. Bu durum daha kibar ve nazik bir toplumu, merhametle, akılla ve eleştir düşünceyle kurmakla alakalıdır

Hümanistler Tanrıya yada meleklere bel bağlamazlar, doğayı daha iyi bir yer yapmak için gücü kendilerinde ararlar.

Bütün insanlar iyi şeyler yapabilecek kapasitede doğarlar. Hümanistlere göre içlerinde var olan empati, merhamet ve bencil olmama duyguları milyonlarca yıllık evrimsel süreçte oluşmuştur. Sevgi kapasiteleri hümanistleri zayıf yapmaz aksine güçlü kılar.

Hümanizm bakış açısına göre bu durum onları daha güçlü topluluklar kurmasında ve en karanlık dönemlerinde bile mutluluk ve cesareti bulmaları hususunda yardımcı olur.

Öte yandan Hümanizm tanımı ve Türkçe anlamına bakıldığı zaman insancılık yada insancıllık olarak tercih edilmektedir.

Modern dönemlerde Hümanizm aklı ön plana çıkaran ve dine önem vermeyen bir yaşam tarzını anlatmak için kullanılır bir terim haline gelmiştir.  Dolayısıyla içeriğimizin bu bölümünde belirteceğimiz kavramı Rönesans Hümanizmi olarak algılamak çok daha doğru olacaktır.

Bu noktaya değindiğimize göre Rönesans Hümanizm akımı nedir ? Bu tanımı yapalım. Hümanizm orta çağın din ağırlıklı ve kilise baskısı altında şekillenmiş düşünce sistemine karşı, klasik çağlara yani eski Yunan ve Roma’ya doğru yönelen ve bu kaynaklardan beslenen bir entelektüel akımı ifade etmektedir.

14.YY İtalya’sında Petrarca gibi yazarların çabalarıyla filizlenen bu yönelim bir sonra ki YY boyunca tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

Hümanist düşünürler ve sanatçılar klasik Dünya’nın kaynaklarına ve metotlarına dayanan bir eğitimin ön plana çıkması gerektiğini savunmuşlardır.

Ayrıca insanların kendileri ve toplumları için büyük faydayı kendi potansiyellerinin farkına vararak ve erdemli bir yaşam çizgisini tutturarak yaşamlarını ikame edebileceklerini düşünmekteydiler.

Hümanizm diğer düşünce sistemlerine nazaran sınırlarını çizmenin daha zor olduğu bir kavramdır. Ancak bugün 1400′ ler den 1600′ lü yıllara dek devam Rönesans döneminin de en belirgin özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Rönesansın yeniden doğuş anlamına geldiğini belirtirsek,  klasik düşünceye dönüşü ifade eden Hümanizm neden bu dönemin en temel unsuru olduğunu da daha iyi anlayabiliriz. Hümanizm ve rönesans bağı da buradan gelir.

İlk kez 19.Yy’da Almanya’da bahsi geçen dönemi tanımlamak için Hümanizm kavramı ortaya atılmıştır. Bu fikir sisteminin nihai iddiası klasik Dünya’ya ve o dönemlerde sıkça vurgulanan konulara dayalı bir eğitim sistemi üzerinden hümanist değerlerin tüm Dünya’ya yayılabileceğiydi.

Hümanizm Nedir ?

Hümanizm Akımı Nedir

Günümüzde gerek farklı perspektiflerden, gerekse farklı ülkelerden ve farklı aktörlerden hümanizm nedir ? sorusu kapsamlı bir şekilde cevaplanmıştır.

Gelin hep beraber Hümanizm nedir ? sorusuna kim ne demiş bakalım.

Amerikan Hümanist Derneğine göre Hümanizm, Tanrıcılık yada herhangi bir doğa üstü inançlar olmaksızın büyük bir iyilik hedefi olan ilerici bir yaşam felsefesidir.

Hümanist Dergisi göre Hümanizm; Bilimden ilham alan, sanattan ilham alan ve şefkatle motive edilen rasyonel bir felsefedir. Her insanın haysiyetini koruyarak, sosyal ve gezegensel sorumlulukla uyumlu bireysel özgürlük ve fırsatın maksimize edilmesini destekler.

Katılımcı demokrasinin genişletilmesini ve açık toplumun genişletilmesini, insan hakları ve sosyal adaleti savunur.

Doğaüstücülükten arınmış insanı, doğanın bir parçası olarak kabul eder ve değerlerin dini, etik, sosyal veya politik kaynağının insan deneyimi ve kültüründe olduğunu kabul eder. Böylece Hümanizm, hayatın amaçlarını teolojik veya ideolojik soyutlamalardan ziyade insan ihtiyaç ve çıkarlarından türetir ve insanlığın kendi kaderi için sorumluluk alması gerektiğini iddia eder.

Uluslararası Hümanistlere göre Hümanizm, insanın kendi hayatına anlam ve şekil verme hak ve sorumluluğuna sahip olduğunu doğrulayan demokratik ve etik bir yaşamdır. İnsan ve diğer doğal değerlere dayalı bir etik yoluyla, akıl ve insan yetenekleri aracılığıyla özgür sorgulama ruhuyla daha insancıl bir toplumun inşasını ifade eder. Doğaüstü görüşlerini kabul etmez.

Bristol Hümanist Grubuna göre; Hümanizm nedir ? Ahlaki normların doğru bir şekilde insan tabiatına ve yalnızca tecrübeye dayandığını kabul eden, akıla ve ortak insanlığa dayandırılan bir yaşam tarzıdır.

Batı New York Hümanist Derneğine göre Hümanizm; Tanrı inancına ve ahiret hayatına inanan dinlere karşıdır. Hümanistlere göre;  Kesin bilgiye sahip olunan tek şeyin yaşamın kendisi olduğu ve bu yaşamı kendimiz ve bu kırılgan gezegeni paylaştığımız herkes için mümkün olanın en iyisi haline getirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

İnsanlar akıl ve bilgiyi araç olarak kullanmalıdırlar.  Bu dünyanın sorunlarını en iyi şekilde çözebileceklerine dair bir inanca sahiptirler. Geçmişten gelen miras olan sanat, edebiyat, müzik ve el sanatları  sürekli olarak beslenmeli ve  zenginleştirilmelidir.

Hümanizm nedir kısaca ve özetle, hayata aşık olanların felsefesidir.

Hümanistler kendi hayatlarının sorumluluğunu alırlar ve yeni keşiflerin parçası olurlar. Yeni bilgiler öğrenerek, yeni seçenekleri keşfetme serüveninin tadını çıkarırlar. Hümanistler, hayatın büyük sorularına önceden hazırlanmış cevaplarda teselli bulmak yerine, bir arayışın açık uçluluğunu ve bunun gerektirdiği keşif özgürlüğünün tadını çıkarırlar.

Bette Chambers, AHA’nın eski Başkanına göre Hümanizm nedir ? Hayatımın ışığı ve ruhumdaki ateştir. Öte yandan varlığın her zerresinde hissedilen derin inançtır. Tüm insan yaşamı umursamaz bir fiziksel dünyanın sınırları içinde bir varoluş nedeni aramalıdır. Bir hümanistin inancını destekleyen şey empati, demokrasi ve özverili hizmete bağlılık ile birleştirilmiş sevgidir.

Steven Schafersman’a göre hümanizm nedir ? Natüralizme dayalı bir felsefe, dünya görüşü ya da yaşam biçimidir. Var olan ya da gerçek olan her şeyin evrende ya da doğada olduğu inancıdır. Hümanizm, birçok hümanist için bir dinin bazı psikolojik ve sosyal işlevlerine hizmet eder, ancak tanrılara, varlıklara, mucizelere, ölümden sonraki hayata ve doğaüstüne inanmaz.

Hümanistler, güvenilir bilgi elde etmek için bilimi ve onun eleştirel sorgulama yöntemini kullanırken, mantıksal akıl yürütme, ampirik kanıt ve varsayımların ve sonuçların şüpheci değerlendirmesi yöntemlerini kullanarak evreni anlamaya çalışırlar. Hümanistler, insan aklı, deneyimi ve güvenilir bilgiye dayalı pragmatik bir etik kullanarak daha insancıl, adil, merhametli ve demokratik bir toplum inşa etmeyi savunurlar.

 Joseph C. Sommer’e göre Hümanizm nedir ? Sözde bir Tanrı’nın veya Tanrıların refahından ziyade insanlığın refahını son derece önemli gören bir yaşam felsefesidir. 

Hümanizm, doğaüstü bir gücün insanlara ihtiyaç duyduğu ya da onlardan bir şey istediği, onlarla hiç iletişim kurmadığı ya da herhangi birine yardım etmek ya da zarar vermek için doğa yasalarına hiçbir zaman müdahale etmediğine dair hiçbir kanıt olmadığını iddia eder.

O halde Hümanizmin odak noktası, bu dünyadaki insan ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılamak için insan çabalarına  değer vermektir.

Hümanizm, insanların yeteneklerini geliştirerek ve bu yeteneklerini insanlığın hizmetine kullanarak hayatta bir amaç bulabileceklerini ve uzun vadeli mutluluklarını en üst düzeye çıkarabileceklerini söylemektedir.

Hümanistler, hayata bu yaklaşımın daha üretken olduğuna ve yakında kaybolan maddi veya şehvetli zevklerin  daha derin ve daha uzun süreli bir doyuma yol açtığına inanırlar. Başkalarına hizmet Hümanizmin ana odak noktası olsa da, dinlenme ve rahatlama göz ardı edilmez, çünkü bunlar da uzun vadeli sağlık ve mutluluk için gereklidir. Hümanizmin Anahtar kelimesi her şeyde ılımlılıktır. Hümanizm, evrenin değişmez doğa yasaları altında son derece uzun ve karmaşık bir evrimin sonucu oluştuğunu düşünür. Hümanistler, doğal dünyayı harika ve değerli büyülenme, yaratıcılık, arkadaşlık ve neşe için sınırsız fırsatlar sunan bir nimet olarak görürler.

Bilim, evrenin nihai kökenini veya kaderini muhtemelen hiçbir zaman açıklayamayacağı için ve bu nihai soruların kesin cevaplarının olmayışı, mantıklı olarak insanların doğal evrenin kökeni hakkında varsayımda bulunmalarına ve hatta bunun ötesinde bir yaşam biçimini ummalarına neden olmaktadır. Aslında, Hümanizmin en büyük aydınlarından ikisi, Thomas Paine ve Robert Ingersoll, ölümden sonraki yaşam için bir umut beslemişlerdir. Tanrı’nın var olup olmadığı konusunda, Ingersoll  ve Paine, doğa yasalarını koyan, ancak daha sonra uzaklaşan ve dünyaya asla müdahale etmeyen deist bir Tanrı’ya inanıyordu.

Eski Yunan ve Roma dönemini merkezine alan bu sistemde Hümanizm ile ilgili konular nelerdir ?

  • İyi konuşma
  • Sözle ikna yeteneği,
  • Edebiyat,
  • Tarih ve
  • Ahlak felsefesi

Örnek gösterilebilir.

Hümanizme yönelik kafanızda bir taslak oluştuğuna göre şimdide;

Hümanizm Neleri Kapsar ?

  • Özellikle Antik Yunan ve Roma dönemine ait sanat ve edebiyat eserlerine duyulan ilgi sayılabilir.
  • Filoloji yani dillerin yapısını ve birbirleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı ve özellikle Latince ‘nin kullanımına artan bir yönelimden bahsedilebilir.
  • Eğitimin topluma faydalı bireyle kazandırmak için önemli görülmesi teoloji ve din konuları dışında araştırma alanlarının teşvik edilmesi ve insan olmak ne demek sorusuna cevap vermeye yönelik merakın yol açtığı araştırma azmi ve yaratıcılığın öne çıkması sayılabilir.
  •  Ortaçağı şekillendiren skolastik düşünce sisteminin reddi hümanist akımın temelinde yer almaktadır.

Hümanizm Akımının Temsilcileri ?

Hümanizm Nedir
Hümanizm Nedir

Hümanizm temsilcileri, Rönesans çağı olarak belirttiğimiz 1400’lu yıllara gelmeden önce 3 İtalyan şair Dante Alighieri, Rancesco Petrarca Giovanni Boccaccio hümanist düşüncenin temel dinamiklerini eserlerinde ortaya koymaya başlamışlardır. Dante’nin 1319 yılında yazmış olduğu İlahi Komedya adlı eserinden başlayarak takip eden dönem boyunca 3 yazar tarafından kilisenin yolsuzlukları lanse edilmiştir. İnsanı merkeze alan bir düşünce sisteminin temel taşları döşenmiş ve antik döneme ait yazmalar kaynak olarak kullanılmaya başlanmıştır. Matbaanın da yardımıyla 1500’lü yıllara gelindiğinde global çapta tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

Hümanizm akımı hangi ülkede ortaya çıkmıştır ?

Hümanist düşünce matbaanın gücü sayesinde doğduğu topraklar olan İtalya’dan Kuzey Avrupa’ya doğru yayıldığında en güçlü temsilcilerinden biri olan Erasmusu buldu. Erasmus daha sonraki çağlarda gerçekleşecek radikal bir reform hareketinden ziyade eğitim yoluyla Katolik kilisesinin sorunlarının çözülebileceğine inanmaktaydı.

Bu inanç doğrultusunda antik eserleri de kullanarak incilin yeniden Yunanca ve Latince çevirilerini yapmıştır. Böylelikle geniş kesimlerce anlaşılması için ilk adımı atmıştır.

Öncül hümanist düşünürlerin tamamı Hristiyan olsalar da eleştirel bakış açılarını savunmaları ve kutsal metinler dahil tüm kaynakları derinlemesine kritik etmeleri sebebiyle Katolik kilisesiyle karşı karşıya gelmişlerdir. Öte yandan kilise kutsal olarak sayılan metinlerin ikinci elden anlatımlarına dayanarak oluşturduğu ve mutlak itaatle  bağlanılmasını  beklediği öğretisine karşı çıkan bu eleştirel akıma hoş görüyle bakmamıştır.

Yeni tipte bir insan tarifi yapan  hümanist düşünce akımı bilimden edebiyata, şiirden tarihe bir çok alanda etkilerini hissettirse de bugün bile herkesi hayran bırakan en önemli eserleri klasik Dünya’dan ilham alan mimar ve heykeltraşlar ortaya koymuştur.

Hümanizm ve Rönesansa Etkileri ?

hümanizm nedir
hümanizm nedir

Hümanizm ve Rönesans tipi insan giderek Avrupa’da yükselen ticari burjuva sınıfı ve kent soyluları arasında da kendi emsallerini oluşturmuştur.

Güce itibara ve paraya sahip bu sınıfın hümanist sanatçıları ve mimarları desteklemeleri bu kişilerin Avrupa şehirlerini eşsiz eserlerle süslemelerine ve paha biçilmez sanat eserleri ortaya koymalarına sebep olmuştur.

Zaman zaman Hristiyan imgeleriyle de harmanlanarak Avrupa’nın farklı noktalarında ki şehirleri, Özellikle de İtalyan şehir devletlerini süsleyen bu eserler arasında Rafaelin Atina okulunu, Da vinci’nin son akşam yemeğini Michelangelo’nun Ademin yaradılışını ve Hollandalı ressamların oldukça gerçekçi portrelerini sayabiliriz.

Daha yüzlerce kıymetli eser hümanist düşünce sisteminden etkilenen sanatçılar ve bilim insanları tarafından üretilmiştir.

Klasik çağlara yönelimle başlayan hümanizm sadece Avrupa’yı değil tüm Dünya’yı şekillendiren Rönesans döneminin temel taşını da oluşturmuştur. Hemen peşinden gelen reform çağında Avrupa’nın yerleşik sistemini kökünden sarsarak Katolik kilisesinin kıta üzerindeki hakimiyetinin ağır darbe almasına neden olmuştur. Öyle ki Avrupa’da reform savaşlarının sonuna doğru artık yepyeni bir bilimsel atılım dönemi olan Aydınlanma Çağı da çoktan şekillenmiştir. Bu dönemde ki gelişmeler Avrupalıların takip eden yıllarda diğer kıtalarda ki klasik İmparatorluklara nazaran Dünya’da hakim güç olarak ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Rönesans Hümanizmi Nedir ?

Hümanizm ve Rönesans Hümanizmi nedir ? Ortaya çıkışı ve gelişimi hakkında ki düşüncelerinizi yorumlar bölümümüze yazarak konu hakkında ki düşüncelerinizi ayrıca belirtebilirsiniz. Merakla konu hakkındaki düşüncelerinizi bekliyoruz.

Yazımıza burada son verirken merakla okuyacağınızı düşündüğümüz ve oldukça ilgi çekici olan bir diğer konumuz;

Regresyon Nedir ? Ne İşe Yarar ?

5/5 - (1 vote)

Hakkında Güneş

Fethiye Anadolu Lisesinin ardından,  Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Mezun oldu. Profesyonel olarak ilk iş hayatına Yurtdışında başladıktan sonra bu süreçte blogger ve içerik pazarlama faaliyetleri, web sitesi tasarımı, blog  yazarlığı ve önemli yazılımlar konusunda araştırmalar yaptı. Sonrasında bir tutku halini alan bu işe tüm enerjisinin büyük çoğunluğunu verdi. Hali hazırda birden fazla projede  yer almakta olup profesyonel iş hayatına devam etmektedir.

Dikkatini Çekebilir

metaverse nedir

Metaverse Nedir ? İnternetin Yerini Alacak Teknoloji

Metaverse nedir ? Bu evrendeki gözlerinizi kapatın ve metaverse evreninde gözlerinizi açın. Gördüklerimiz  2021’in son …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.